Programme of Armenian Studies

Home » Hafıza Belgeleme Projesi

Hafıza Belgeleme Projesi

Ermeni Çalışmaları Programı nedir?

Ermeni Çalışmaları Programı (Programme of Armenian Studies) 2012 yılında kurulmuş bağımsız bir kuruluştur. Programın iki ana amacı bulunmakta: Batı Ermenicesi’nin ve Ermeni Çalışmaları’nın yaygınlaştırılması. Bu amaç doğrultusunda teknik her türlü yeniliğinin kullanılması için çalışmaktayız. Ermeni Çalışmaları Programı’nın kurucusu ve direktörü Dr. Krikor Moskofian’dır.

Uzun vadeli amaçlarımız neler?

Attığımız adımlara yön veren ve bizi hep daha ileriye doğru teşvik eden vizyonumuz henüz Ermeni Çalışmaları Programı kurulmadan önce şekillendi. Faaliyetlerimiz gün geçtikçe kaybolmakta olan Batı Ermeni kültürünün korunması ve yaygınlaştırılması doğrultusunda gerçekleşmektedir. Geçtiğimiz altı sene zarfında Batı Ermenicesinin canlandırılmasına yönelik birden fazla faaliyete öncülük ettik. Akşam ve yoğunlaştırılmış yaz dönemi kurslarımızın yanı sıra, geçtiğimiz sene önemli ve cesur bir girişime daha ev sahipliği yaparak Batı Ermenicesi Öğretmen Yetiştirme programını başlattık. Bir senelik eğitimini başarıyla tamamlayan ilk öğrencimiz Beyrut’tan Londra’ya dönerek Batı Ermenicesi akşam kurslarımızda öğretmenlik yapmaya başladı. Batı Ermeni mirasına sahip farklı şehirlerde faaliyetlerimizi artırarak sürdürmeyi planlamaktayız. Bu faaliyetler kapsamında gerçekleştirmeyi amaçladığımız bir sonraki çalışma Batı Ermenicesi ile hafıza belgelendirme projesi. Süreç içinde şekillenen bir Batı Ermenicesi çalışmaları merkezi kurma hayalimizden vazgeçmiş değiliz ve halihazırda başlattığımız proje ile müstakbel projelerimizi bu amaç doğrultusunda atılan büyük birer adım olarak görmekteyiz.

Hafıza belgeleme çalışması nedir?

Hafıza belgeleme Ermeni Çalışmaları Programı’nın yeni bir girişimidir. Programın amaçlarından biri Ermeni Diyasporası’nın kaybolma tehlikesi altında olan kültür ve belleğinin kayıt altına alınmasıdır. Bugün içinde bulunduğumuz şartlar göz önünde bulundurulduğunda bu projeyi kaçınılmaz kılan şey de budur.

Hangi dönemin hafızası?

Proje öncelikli olarak Soykırım sonrası Diyaspora’da doğmuş ilk neslin hafızasının arşivlenmesini amaçlıyor. Bu nesil ebeveynlerinin ruhsal ve zihinsel acılarına, yaşanılan sınırsız yoksunluk ve yoksulluğa, Ermeni hayatının yeniden inşa edilmesi gibi meşakkatli bir sürece tanık olarak büyüdüler. Bir başka deyişle bu nesil, Büyük Felaket’in yasını sessizce tutarken ebeveynlerinin maruz bırakıldığı derin acıya birinci elden tanıklık etmiş bir nesil.

Neden bu proje?

Kolektif hafızamızın ekseni 1915 ile sınırlı. Sanki o tarihten bugüne hiçbir gelişme kaydedememiş ve kolektif hayatımız belli bir öneme sahip olayların hiçbirinden etkilenmeden bu zamana gelmiş gibi. Bu durum Soykırım’ın merkezi olduğu son dönem tarihyazımında da kendini belli etmekte. Tarihyazımı anlatımının büyük bir bölümünü hayatta kalanların hatıratları oluşturuyor, fakat bu neslin çocukları anlatının içinde görünmez bir öğe gibi kalmakta. Bu nedenle felaketleri görmüş olan nesil ile Diyaspora’da doğmuş neslin hatıratları arasında bir boşluk olduğunu düşünüyoruz. Bu projeyle de bu boşluğu kapatmayı hedefliyoruz.

Neden önemli?

Diyaspora’da doğmuş olan ilk nesle ait hafıza katmanı geçmişimizi oluşturan en önemli parçalardan biri; fakat bu nesle ait insanların ölmesiyle birlikte bu katmanı yitirmekteyiz. Bu nedenle, her ne pahasına olursa olsun, bu hafızanın kurtarılması bir zorunluluk. Yetmişlerinin sonlarında, seksen ve doksanlarına yaklaşmış olan bu neslin hayat hikayesi ilk on yıllar süren göç ve sürgünle yakından ilgiliydi. Bu hafızanın belgelenmesi ve gelecek nesillere aktarılması gerek. Bu insanların hayatları Diyaspora tarihinin ta kendisi olduğu için bunların belgelenmesi Diyaspora’nın çok katmanlı tarihini yazmak anlamına da gelmekte. Çarpıtılmış bir tarih anlayışına sahibiz. Bizler için tarih siyasi partilerin tarihi ve mitleştirilmiş kahraman hikayeleri ve yaratılmış karakterlerden ibaret. Sokaktaki Ermeninin bu tür bir tarihyazımında yeri yok ve sosyal tarih (social history) kavramı henüz bizde yerleşmemiş bir kavram. Bu projeyle anne ve babalarımızın mahrum bırakıldığı şeyi, onların ailelerinin yaşadığı felaketi, çok katmanlı ve çeşitlilik üzerine kurulu insan yaşamı üzerinden gözler önüne sermek istiyoruz. Kültürlerinin, sosyal, ekonomik, sanatsal ve kültürel ifade etme şekillerinin yeniden inşası sadece kendi aile sınırları içerisinde hafıza aktarımını sağladığı için değil, aynı zamanda Diyaspora tarihimizle ilgilenen, etnik köklerinin arayışında olan ve genel olarak bu özel insani deneyimin değerini bilen ve bir şekilde bundan faydalı sonuçlar çıkartabilecek herkes için de önem arz etmekte.

Projenin amaçladığı coğrafya

Hafıza veya bellek çalışmalarının coğrafi sınırları yoktur. Diyaspora’da doğmuş ilk neslin dünyaya geldiği ve hala varolduğu her yer hafızayla ilgilidir. Başka bir deyişle Sudan’daki cemaat gibi acılarını son nefeslerine dek yaşayacak topluluklardan, ABD’deki gibi Ermenilere özgü yaşam biçimi ve kültürel altyapıyla kuşatılmış topluluklara kadar her yer hafıza için zemin oluşturur. Buna rağmen, şu an için röportajlarımız dünyanın belirli bölgeleriyle sınırlı. Bu durum röportajcılarımızı sınırlı bir coğrafyadan seçmeyi tercih edişimizden değil, hiç kuşkusuz maddi olanaklarımızın ve personel kapasitemizin sınırlı oluşundan kaynaklanmaktadır.

Belgelendirme tekniği

Belgeleme çalışmaları iki biçimde yürütülecek. Öncelikle söz konusu nesillerden temsilcilerle röportajlar gerçekleştirilecek; görüşmeler sesli veya görsel olarak kaydedilecek. Röportaj yapılması kararlaştırılan kişinin vefat etmiş olması durumunda yakın bir akraba veya arkadaşıyla söz konusu kişinin hayatına dair yazılı veya sözlü mülakatlar gerçekleştirilecek. Her durumda yapılan her bir röportajın yazılı versiyonu sunulacaktır.

Sunum

Yapılan söyleşiler röportaj verenlerin izni dahilinde websitemize yüklenecek (www.progarmstud.org.uk). Tüm materyaller ücretsiz olarak erişime açık olacak. Bütçemiz elverdiğince Batı Ermenicesi ve İngilizce dışındaki dillerde gerçekleştirdiğimiz mülakatların metinlerini bu dillere tercüme etmeyi planlamaktayız.

Belgelendirme çalışanları

Projenin iki grup tarafından yürütülmektedir. Öncelikle, projeye katkı sağlayabilecek, belirtilen göreve uygun insanlar belirli bir ücret karşılığında işe alınacak. İkinci olarak bu projeye heves besleyen, projenin önemine vakıf, ebeveynlerinin ve büyüklerinin yaşamöykülerini ailelerindeki genç nesillerle ve daha geniş çapta ilgilenen herkesle paylaşma arzusunda olan bireylerle işbirliği içinde olacağız.

Dil

Genel bir ilke olarak, Hafıza Belgeleme Projesinin tamamı dilsel sınırların aşılmasını gerektirmekte. Röportajcılar duygu ve düşüncelerini en iyi ifade edebildikleri dilde konuşacaklar; ancak biz Batı Ermenicesinin konumunu daima öncelikli tutacağız zira söz konusu deneyimlerin çoğu bu dilin sınırları kapsamında tecrübe edilmiştir.

Arşivleme

Arşivi oluşturan materyaller hafızanın mühim bir bölümünü oluşturur. Mektuplar, fotoğraflar, ve kültürel açıdan diğer önemli objeler Diyaspora’daki hayat serüveninin önemli bir parçasıdır. Fotoğraf ve mektuplar taranmakta, kültürel öneme sahip objeler ise fotoğraflanmakta veya filme alınmaktadır. Tüm bu materyaller ücretsiz olarak erişime açılacaktır. Yazıya alınmamış hatıralar gerektiği biçimde notlanarak yayıma hazırlanacaktır. Daha önce yayınlanmış veya diğer ortamlarda varolan hatıratlar ise zengin bir hatıratlar koleksiyonu oluşturmak amacıyla aynı çatı altına arşivleneceklerdir.

%d bloggers like this: