Programme of Armenian Studies

Home » Uncategorized » Taniel Varujan Yıllık Konuşmaları 2019

Taniel Varujan Yıllık Konuşmaları 2019

Avrupa’da yaşayan Ermeni cemaati mensupları ile Ermeni mirası ve edebiyatıyla ilgilenen çeşitli kesimlerden insanlar Londra Ermeni Çalışmaları Programı tarafından her yıl Ghent Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Taniel Varujan Yıllık Konuşmalarının ilki için hoş bir Mayıs haftasonu bir araya geldi. Bu iki günlük etkinliğin adresi üniversitenin devasa konferans salonlarından biriydi. Varujan’ın yirminci yüzyılın ilk yıllarında Ghent Üniversitesi’nde okumuş olması Ermeni Çalışmaları Programının kurucusu ve konuşma serisinin mimarı Dr. Krikor Moskofian’ın bu etkinliği üniversite ile ortaklaşa başlatmasının ardında yatan ana neden oldu. Konuşma serisinin ilki hayırseverlerimiz Raffi ve Anelga Arslanian’ın, Andre Gumuchdjian’ın ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Calouste Gulbenkian Vakfı’nın cömert yardımları sayesinde gerçekleşti. Londra Ermeni Çalışmaları Programı ayrıca Ghent Üniversitesi’nin göstermiş olduğu maddi manevi destek ve konukseverlik için de minnettardır. Yergir yev Mşaguyt derneğinin Brüksel şubesinin ve Ghent merkezli Hayasa öğrenci derneği ile Shogher Margossian ve Movses Der Kevorkian’ın başından beri programımıza göstermiş oldukları desteği de unutmamak gerekir.

3 Mayıs Cuma günü Rebel Republic film şirketinin kurucusu Garo Berberian’ın Taniel filminin gösterimi gerçekleştirildi. Filmin yapım aşamasında rol üstlenen Tatevik Ayvazyan tecrübelerini paylaşarak ilk başlarda esasen projedeki görevinin yönetmene Batı Ermenicesiyle ilgili dilsel konularda yardımcı olmak olduğunu; fakat proje ilerledikçe kendisine ‘şiir yapımcısı’ etiketinin yakıştırıldığını aktardı. Ayvazyan, “İnsanların şairin duygusal ve estetik yönlerini görebilmeleri, yaşadığı dönemin rock yıldızı Taniel Varujan’ı tanıyabilmelerini hedefledim” diye konuştu.

Şairin tutuklanarak sürülmesinin kara filmsel bir bir dramatizasyonla anlatıldığı bu kısa filmde Varujan’ın şiirlerini Türkiyeli Ermeni aktör Yeğya Akgün seslendiriyor. “Filmde Taniel’i canlandıran Tigran Gaboyan Ermenistan’ın önde gelen tiyatrocularından biri. Ancak Varujan’ın sesinin Batı Ermenicesiyle olması gerekiyordu” diye konuşan Ayvazyan sözlerine şu şekilde devam etti: “Sözcüklerin ardındaki duyguyu verebilmek bir tarafa, Batı Ermenicesi olan replikleri konuşabilecek çok az aktör var. Ama Yeğya bundan fazlasını yaptı. Seslendirmede Varujan’ın ta kendisi oluverdi.” İstanbul’dan Ghent’e filmin gösterimi için gelen Akgün, gösteriminin ardından seyirciler için Varujan’ın eserlerinden bir seçki sundu.

Film bir sene boyunca uluslararası etkinliklerde gösterildi; fakat Ayvazyan için filmin Ghent’teki gösterimi bu kentin Varujan için büyük önem arz etmesi sebebiyle oldukça anlam doluydu: “Acaba burada yaşıyorken yüz yıl sonra bunca insanın Ghent’e gelip onun anısını yaşatacağını düşünebilir miydi?” Kuşkusuz çeşitli ülkelerden üst düzey akademisyen ve sanatçılardan oluşan seyirci topluluğunun bu büyük şair için yan yana gelmiş olması film gösterimini sıradışı kılan en büyük özelliklerden biriydi.

Seyirci filmde Akgün tarafından seslendirilen Varujan şiirlerinin yanı sıra Ben Hodgson’un kaleme aldığı, filmdeki anlatının gömülü olduğu Indelible adlı şiiri okuyan Sean Bean’i dinlemekte. Şair ve aynı zamanda Taniel filminin fotoğraf yönetmeni olan Hodgson’ın etkileyici şiiri Ermeni Soykırımı ve Holocaust arasında paralellikler çiziyor. Ayvazyan, Hodgson’un başarısını “Ermeni olmadığı halde söz konusu acıyı bizler kadar derinden hissetmesi gerçekten de nadir rastlanan bir beceri” diye değerlendirdi. Filmin gösteriminin ardından gece İngilizce ve Batı Ermenicesi bir dizi şiirin ve Hodgson tarafından kendi şiiri Indelible’ın okunuşuyla sona erdi. “Varujan’ın mezuniyet töreninin gerçekleştiği bu büyük amfide filmin gösteriminin olması olağanüstü bir şeref” diye konuşan Ayvazyan, tüm konuklar gittikten sonra Berberian ile oturup Akgün’den tekrar Varujan şiirlerini dinlediklerini ve kulaklarında yankılanan Ermenice sözcüklerle adeta yüzyıl öncesine bir zaman yolculuğu yapmış olduklarını belirtti.

Cumartesi günü gerçekleşen konferansın öncesinde, Ghent Üniversitesi’nde ders veren ve aynı zamanda etkinliğin organizatörlerinden olan Prof. Dr. Peter van Nuffelen ve Dr. Krikor Moskofian açılış konuşmasını yaptılar. Ardından diasporanın tanınmış simalarından Ermeni şair, yazar, edebiyat eleştirmeni ve entelektüel Krikor Beledian söz aldı.

Avrupa’yı gördüm: İmgelerin Yok Olduğu Zaman başlığını taşıyan Beledian’ın konuşması Varujan’ın Venedik ve Ghent’te öğrenim gördüğü yıllara ve sanatın merkezi bu iki kentte bulunduğu yılların onun kişiliği ve yazını üzerinde bıraktığı etki üzerine odaklanmıştı. Varujan’ın mektuplarında bahsettiği üzere, Venedik Titian’ın renklerle getirdiği coşkunluğu görüp tanıdığı, Ghent ise Van Dyck ve diğer gerçekçi akımın öndegelen isimlerinin ‘barbar realizm’iyle tanıştığı iki şehirdi ve kendi şiiri üzerine önemli etkileri olmuştu. Bu iki Avrupa resim geleneğiyle yoğrulması Varujan’ın şiirinin belirleyicileri haline gelmişti. Bilhassa Titian’ın resimlerinde keşfettiği renkler ona Anadolu’yu hatırlatıyor, Avrupa’da sarmalandığı kültüre hayran kalmış olmasına rağmen Varujan memleketi ve köyünün hasretini çekiyordu. Venedik ve Ghent’te tecrübe ettiği şeyler Varujan’ı kendi sanatını imgelem üzerinden görmesini sağlamıştı. 1911’de yazmış olduğu bir mektupta dediği gibi, imge olmadan “düşünmesi bile imkansız” olmuş, sanatının yegane parçası haline gelmişti.

Flaman realizminin esaslarını barındıran uzun bir deneme sürecinden sonra Varujan 1909 Adana katliamları gibi kendi vatanında yer alan sarsıcı olayları dile getirdiği şiirlerini yazmaya başladı. Varujan bu tür vahşeti dile getirmekte imgenin nasıl bir rol oynadığı sorusuyla ilgilendi. Beledian konuşmasında, Varujan’ın Adana katliamları üzerine yazarken bu realizmin nasıl dile getirildiğine değindi. Holocaust sonrası yazına benzer şekilde, esas meselenin bu tarz olayların dehşetini doğru bir şekilde taşıyacak imgeler inşa etmek olduğunu anlattı. Varujan için cevap inşa etmektense bu imgelerin yıkımında, tıpkı Kilikya’nın Küllerine şiirinin anlatıcısı gibi, insanın gözlerini sıkı sıkı kapamasında saklıydı, böylece imge inkar edilebilecek ve vahşetin bir gerçeklik barındırması engellenebilecekti.[1]

Konuşma sonrası, konuklar Filistinli Ermeni sanatçı Kayane Antreassian’ın şairin hayatı üzerine özenle hazırladığı Taniel Varujan: Bir Efsane adlı sergiyi şarap eşliğinde gezme imkanı buldular. Dr. Krikor Moskofian tarafından İngilizce ve Ermenice hazırlanmış olan bir dizi pano sergiyi gezen konukların bir öğretmen olarak kariyerinin başlangıcından yurtdışındaki eğitimine, vatanına geri dönüşünden Ermeni Soykırımı kurbanlarından biri olarak trajik ölümüne dek Varujan’ın hayatında yer almış önemli olaylar hakkında bilgilenmesini sağladı.

Antreassian’ın imgelerine eşlik eden serginin düzenleniş şekli de Dr. Moskofian’ın itinalı emeğinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Sergi şairin hayatının izlerini sürerken, Tarihsel Ermenistan’da bulunan Prknig köyünde mütevazı bir ailenin çocuğu olarak doğumu, memleketinin doğal güzelliği ile etrafındaki adaletsizliğin çirkinliği arasındaki tezat ve Ermenilerin yaşadığı zulüm gibi olayları göz önüne sunmakta. Asılsız suçlamalarla hapsedilmiş babasını görmek için annesiyle İstanbul’a gelmesi ona Babamın Mapushanesinde adlı şiirini yazmasında ilham olmuştu. Varujan daha sonra İstanbul’a öğrenci olarak gelecek ve sırasıyla Pera’daki Mıkhitarist ilkokulu ile Mıkhitarist yatılı okulunda okuyacaktı.

Ardından Venedik’teki Murad Rafayelyan okulunda aldığı öğrenim yılları geldi. Burada Mıkhitaristlerin aylık dergisi olan Pazmaveb’de ilk şiiri yayımlandı. Varujan’ın İstanbul’daki Ermeni edebiyatı öğretmeni Mıkhitarist rahiplere yazdığı mektupta genç şairin Batı Ermeni Romantik Edebiyatının en göze çarpan isimlerinden biri olduğunu söylüyor ve ‘Size yeni bir Mıgırdiç Beşiktaşlıyan gönderiyorum. Ona iyi bakın!’ diye yazıyordu. Daha sonra siyasal ve sosyal bilimler, ekonomi ve edebiyat okumak için Venedik’ten Ghent’e geçti. Bu yeni şehirde genç şair ayda yüz franklık bursuyla kıt kanaat geçinerek ekonomik açıdan zor zamanlar yaşadı. Bunu Belçikalı bir kadının Varujan’ın aşkını reddetmesiyle sonuçlanan duygusal zorluklar izledi. Terkediliş ve Ağıt şiirlerinin bu ümitsiz aşk için yazıldığı düşünülür. Yine de öğrenim gördüğü bu yıllarda hatmettiği dünya edebiyatı ile birlikte kentin güzelliği ve sanatsal mirası onun şiirsel zekası üzerinde muhteşem bir estetik etki bıraktı.

1909’da Varujan memleketine döndü ve öğretmenlik yapmaya başladı. Öğrencileri onun edebiyat, sanat, tiyatro, resim, toplumsal gelişim ve adalet gibi büyük konular üzerine gösterdiği coşku karşısında heyecanlanıyorlardı. Varujan kendine emanet edilen Ermeni gençliğinin ufkunu genişletmeyi kendine misyon edinmişti. Öğretmenlik yaptığı bir sonraki durak olan Tokat’taki Ermeni Koleji ve daha sonra yine gideceği İstanbul’da bu kez müdürü olduğu Surp Krikor Ermeni Katolik okulunda bu misyonuna devam etti.

Bir sonraki poster Varujan’ın zeki genç bir kadın olan Araksi’nin ilk kez ondan şiir öğrenmek için kendisini bulmasıyla başlayan karşılaşmalarını ele alıyordu. İkisi de anında birbirlerine aşık olmuş, ancak Araksi’nin zengin bir ailenin oğluyla nişanlı olması gerçeği ve Araksi’nin Apostolik Varujan’ınsa Katolik bir aileden geliyor olmaları ilişkilerini zora sokmuştu; ta ki tanınmış özgürlük savaşçısı Sivaslı Murad’ın araya girmesine kadar. Çift 1910’da evlenmiş, 1912’ye gelindiğinde Varujnag ve Armen adında iki çocukları olmuştu.

Sergiye katılanlar Avrupa’da yer alan radikal Modernist hareketin 19. yüzyılın ilk yıllarında Ermenilerin siyasi, sosyal ve kültürel hayatlarını nasıl etkilediği konusunda bilgilendirildiler. Bu fikirler Varujan’ın ilerideki şiirsel olgunluğunu hazırlamıştı. 1906’da Venedik’te Sarsıntılar’ı, 1910’da da Ghent’te Irkın Yüreği eserlerini yazmıştı. Irkın Yüreği’nde Varujan Ermeni milletinin iradesi konusunu ele alıyordu. Şiir, parlak bir geleceğe dair sağlam bir kanı olmasa da geçmişteki kaybedilmiş zaferler için şairin tuttuğu yas ile vatanında vuku bulmuş vahşet ve acıları ele alıyordu. Bir sonraki şiir kitabı olan Pagan Şarkılar Ermenilerin pagan geçmişine geri gidiyor, sevgi ve bedensel olana ait ilkel ve en eski ifade biçimlerini yüceltiyordu. Daha sonraki Ekmeğin Şarkısı ise Ermeni köy hayatının dünyevi ve eskiye ait masumiyetini göklere çıkarıyordu.

Varujan’ın hangi şartlar altında sürgün edilip katledildiğinin anlatıldığı serginin son kısımlarına doğru karanlık bir bulut katılımcıların üzerine çöküverdi. Meşum 24 Nisan 1915 tarihinde Varujan önce İstanbul’dan Çankırı’ya, daha sonra oradan Tuney adında bir köye götürülürken zalim bir biçimde öldürüldü. Soykırım sırasında Ermenilere karşı gösterilen mezalimin ne ilk ne de son kurbanıydı.

Serginin son posterleri 1958’de Ghent Üniversitesi’nde şairin anısına ithaf edilmiş olan plaketin hikayesini ele alıyordu. Söz konusu plaket Belçika-Ermeni öğrencilerinden oluşan bir heyetin girişimi olup katılımcıların Varujan’ın hayat hikayesi üzerinden yaptıkları yolculuğu sona erdiriyor ve onları Ghent’e döndürüyordu. Böylece tarihin en büyük mezalimlerinden biri sonucunda acımasız bir şekilde sona erdirilmiş parlak bir hayata yaraşır bir sergi gerçekleşmiş oldu.

Haftasonu etkinlikleri, Ghent’in meşhur kanallarından birinde bulunan restoranda yenen yemekle sonlanmış oldu. Kadehler Varujan’a ve bu etkinliğin sadece gerçekleşmesinde değil aynı zamanda büyük bir başarıyla geçmesinde emeği olan herkes için kaldırıldı. Gecenin sonunda şaire onca şey sunmuş bu kentin bir köşesinde herkesin ağzından ‘Taniel’ ismini duymak çok dokunaklıydı.

[1] Konuşmanın tamamına (Fransızca) Ermeni Çalışmaları Programı’nın YouTube kanalından erişilebilir. Ayrıca Hasmig Seropian tarafından aktarılmış konuşmanın detaylı özeti bu raporun sonunda bulunabilir.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: