Programme of Armenian Studies

Home » Uncategorized » Ermenistan Cumhuriyetinde Partiler ve Köylüler, 1918-1920

Ermenistan Cumhuriyetinde Partiler ve Köylüler, 1918-1920

Devlet inşasının doğası, büyük güçler ile ilişkiler ve komşu ülkelerle olan toprak anlaşmazlıkları 1918–1920 yıllarında yaşayan bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti tarih yazımında kendine geniş yer bulmuştur. Güney Kafkasya’da ulus devletlerin ortaya çıkışı, bugün halen süregiden jeopolitik ihtilaflar ve 1917 Rus devriminin bölgeye olan etkilerini anlayabilmemiz açısından büyük önem arz eden bu konuların ayrıntılı analizi kolayca küçümsenmeyecek önemdedir. Öte yandan, Ermenistan Cumhuriyeti acilen ele alınması gereken başka önemli bir sorunu, günümüze değin ihmal edilen tarım sorununu da miras bırakmıştır. 1918-1920’de Ermenistan’da faaliyet gösteren çeşitli siyasi grupların söz konusu krize verdikleri tepkiler, onların ideolojik eğilimleri hakkında değerli yorumlara gebedir. Dönemin ülke nüfusun %80’inin köylü olduğu gerçeği göz önüne alındığında sorun daha da önem kazanmaktadır.

Dr. Ara Sanjian’ın bu konuşması Şubat 1917’den 1918’e kadar Transkafkasya’daki (Güney Kafkasya) toprak reformu ve Mayıs 1918’den 1920 Sonbaharına kadar bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti hükümetinin eylemlerini ele almaktadır. Michigan-Dearborn Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Sanjian, aynı zamanda üniversite bünyesindeki Ermeni Araştırmaları Merkezi’nin direktörüdür. Ermeni Araştırmaları Programı direktörü Dr. Krikor Moskofian tarafından 21 Mayıs Pazartesi günü düzenlenen bu konuşmanın moderatörlüğünü Raphael Grigorian üstlenmiştir.

Ermenistan Cumhuriyeti, 1918 yılında, I. Dünya Savaşı’nın sarsıntıları arasında kurulmuştur. Savaş sırasında, daha sonra bağımsız Ermenistan’ın parçası haline gelen topraklar, ekili arazi alanında bir azalmayı içeren akut ekonomik krize maruz kalmış, tarımsal üretim ve evcil hayvan sayısı azalmış ve kırsal kesimde sosyal eşitsizlik artmıştır. Kuşkusuz bu duruma ek olarak o dönem Çarlık Rusya’sının bir parçası olan Transkafkasya’ya ulaşan (binlerce yetim de dahil olmak üzere) Ermeni Soykırımı’ndan kurtulanların sayısının çokluğunu da görmezden gelmemeliyiz.

1917’de Transkafkasya’da liberal-demokrat ve sosyalist yelpazeye yayılan çeşitlilikte aktif bir siyasi partiler ağına ev sahipliği yapıyordu. Rusya’daki Şubat Devrimi, Rusya’daki Ermeniler arasında aktif olan tüm partiler tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Söz konusu partiler St. Petersburg’daki yeni geçici hükümete ve geçici hükümetin bölgeyi yönetmesi için atadığı, yasama gücü olmayan Özel Transkafkasya Komitesi’ne (Ozakom) bağlılık sözü vermiştir. Geçici hükümet, imparatorluğun toprak sorununa dair çözümler üreterek Kurucu Meclis’e sunmuş, aynı zamanda nüfusun ihtiyaçları hakkında bilgi toplamak ve arazi uyuşmazlıklarının çözümü hakkında bir yasa taslağı hazırlamak için Üst Toprak Komitelerini oluşturmuştur.

Transkafkasya’daki siyasi partiler arazi sorununa üç farklı çözüm önermiştir: belediyeleştirme, millileştirme ve sosyalleştirme. Sosyal-Demokrat Menşeviklerle Ermeni Sosyal Demokratların (Hınçaklar) dahil olduğu “belediyecilik” savunucuları, yerel belediyelerin yönetimine bırakılacak olan toprak ve mülkün millileştirilmesini savunmuşlardır. Belediyeleşme savunucuları, köylü nüfusun belediye merkezleri tarafından yönlendirilmesi gerektiğini düşünmüşlerdir. Bu, Transkafkasya’nın genelinde en popüler seçenek olmuşsa da hiçbir zaman tam olarak uygulanamamıştır. Sosyal-Demokrat Bolşevikler, yerel ilişkileri merkezi bir komutadan idare etmek anlamına gelen millileştirmeyi destekliyorlardı. Sosyalist Devrimciler ve Ermeni Devrimci Federasyonu’nun (Taşnaktsutyun) da dahil olduğu sosyalleşme savunucuları belediye ve doğrudan millileştirmenin aşırı bürokrasiye yol açacağına inandıkları için, köy komünlerine yerel işleri yürütmek için daha fazla güç vermeyi amaçladılar. Taşnaklar arazinin kamulaştırılmasını 1907 programlarına dahil etmişti.

Dr. Sanjian, 1918-1920 yılları arasında bağımsız cumhuriyetin öncülüğünü yapan en etkili Ermeni siyasi partinin tercihini oluşturan toprağın kamulaştırılması meselesini daha ayrıntılı biçimde ele alma gereği duydu. Bu politika, herhangi bir özel arazi mülkünü kaldırmayı, toprak satışı yapılmasını yasaklamayı, kilise veya özel büyük toprak sahiplerinin sahip olduğu mülkiyete devletin el koyarak bunları köylüler arasında dağıtmasını öngörüyordu. Bu şekilde yaratılan “toprak fonu” köy komünleri tarafından düzenlenecek ve her aileye kendine yetecek bir şekilde işleyebileceği kadar arazi tahsis edilecekti. Transkafkasya genelinde arazinin eşit dağılımına özel bir özen gösterilmiştir: Eğer bazı bölgeler diğerlerinden daha büyük arazilere sahipse, yöneticiler bunlara özel vergiler uygulayacak ve/veya tahsisleri eşit bir hale getirmek için araziyi düzenli olarak yeniden dağıtacaktır. Transkafkasya’da Taşnakların ve diğer sosyalist partilerin yanı sıra, 1917’de Ermeni Halk Partisi’nin doğuşuna da tanıklık edildi. Mikayel Babacanyan tarafından yönetilen bu parti Osmanlı Ermenileri arasında aktif olan Ermeni Demokratik Liberal Partisi’nin (Ramgavar) eşdeğeriydi. Tıpkı Ramgavarlar gibi, Halk Partisi de toprağın özel mülkiyeti ve ekonomide sınırlı devlet müdahalesini savunuyordu. Bununla birlikte parti (o zamanlar Transkafkasya’da hâkim olan) sosyalist politik çevreye de bazı tavizler vermiştir.

Halk Partisi, devlet ve özel mülkiyetin varlığının yanı sıra büyük arazilere el konulmasına karşı değildi. Özel toprak mülkiyeti hakkını savunsalar da hükümete arazileri piyasa fiyatının altına satın alıp köylülere dağıtma çağrısında bulundular. Kilisenin sahip olduğu topraklar konusundaki duruşları ise kiliseden yana olmuştur ve o topraklara el konulmasına karşı çıkmışlardır. Kilisenin bu topraklardan elde ettiği geliri eğitim ve hayır işlerine kullandığı fikri partide ağır basmaktaydı.

Arazi meselesi, ekonomik yönü dışında, iç içe yaşayan farklı etnisitelere dağıtım açısından da 1917’de Transkafkasya yöneticileri için çetrefilli bir durum ortaya çıkarmıştır. Ermenistan partileri, Transkafkasya’da toprak dağıtımını Ermeniler, Gürcüler ve Azeriler için ayrı ayrı, etnik olarak homojen ve kendi kendini yönetebilen bölgeler yaratacak şekilde yapmaya çalıştılar. Diğer bir deyişle, toprak dağıtımı milliyetçi bir ideolojiyle yoğrulmuştu. Ancak bu yaklaşım, bazı bölgelerin tarihsel olarak karışık etnik yapısından dolayı pratikte pek de uygulanamadı.

1917 Ekim Devrimi’nden sonra, bölgedeki siyasi partiler Bolşevik yönetimini kabul etmedi. Rusya’da iç savaşın başlaması, Transkafkasya partilerinin St. Petersburg ve Moskova’dan görece bağımsız olarak çalışması için bir fırsat oldu. Ozakom Şubat 1918’e kadar sadece üç ay boyunca, geçici bir bölgesel yönetim olarak hareket eden Transkafkasya Komiserliği ile değiştirildi. 16 Aralık 1917’de, tüm fazla ve özel arazi parsellerinin yeni kurulan Toprak Komitelerine belediyeleştirme ilkesi temelinde devredilmesini öngören bir kanunu çıkarıldı.

Aynı dönemde seçilen tüm Rus Kurucu Meclisi, Transkafkasya’nın siyasi partilerinden 36 delegeyi de içeriyordu: Menşevikler (11), Musavat (10), Taşnak (9), Sosyalist Devrimciler (2), Bolşevikler (1) vd. Ancak, Bolşeviklerin 1918’in başlarında St. Petersburg’daki Kurucu Meclis toplantısını dağıtmalarından sonra, bu meclise giden Transkafkasya delegeleri Şubat ayında Transkafkasya Seymi adlı yeni bir bölgesel yasama meclisi oluşturdular. Mart 1918’de tüm fazlalık ve özel arazilere el konulması ve bunların bölgesel, taşra ya da yerel arazi komiteleri tarafından yönetilecek bir toprak fonuna devredilmesi için yasal çerçeve sağlayan bir yasa çıkarıldı.

Bu gelişmeler Şubat 1918’de Transkafkasya’ya Osmanlı taarruzu bağlamında meydana geldi. Osmanlıların temel amacı, bölgedenin görece zayıf ve istikrarsız bir döneminde Bakü petrol kaynaklarına ulaşmaktı. Transkafkasya Seymi, Nisan ayında bağımsızlığını ilan etti ve kısa ömürlü Transkafkasya Federasyonu’nu kurdu. Transkafkasya’nın bağımsızlık ilanının amacı, Bolşevik Rusya’yı ekarte ederek Osmanlı İmparatorluğu ile doğrudan müzakerelere girmekti. Osmanlı ordusu ilerlemeye devam ederken, Federasyon Mayıs ayının sonlarına doğru parçalandı. Gürcistan 26 Mayıs’ta, Ermenistan ve Azerbaycan ise iki gün sonra bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti başlangıçta sadece Osmanlı İmparatorluğu ve onun müttefikleri tarafından tanınmıştır. Batılı güçler ve Bolşevikler ise Cumhuriyet’i, kendilerine düşman olan güçler arasında bir anlaşmanın yan ürünü olarak gördükleri için tanımaya gönülsüz olmuşlardır.

Cumhuriyet çok ciddi iç sorunlarla karşılaştı. Taşnaklar, yeni Ermenistan cumhuriyetinde en etkili siyasi gücü temsil ettikleri için bağımsızlıktan kısa bir süre sonra iktidarı ele geçirdiler. İlk hükümet Başbakan Hovhannes Kaçaznuni tarafından yönetildi. I. Dünya Savaşı sona erdiğinde, Kaçaznuni Taşnaklar ve Halk Partisi arasında bir koalisyondan oluşan yeni bir kabine kurdu. Bu koalisyon hükümetinin görev süresi boyunca, Ermenistan’ın yasama organı 1917 Şubat Devrimi’nden sonraki zamanlar da dahil olmak üzere Rusya’da yürürlükte olan yasaları kabul etti. Bunlar arazi sorununa ilişkin tüm yasaları içermekteydi. Taşnaklar, Şubat Devrimi’nin ideallerine bağlı olan bu Rus ve müteakip Transkafkasya yasalarının kabul edilmesinin arkasındaki güçtü.

Haziran 1919’da koalisyonun dağılmasından sonra yönetimi bu kez Aleksandr Khadisyan başkanlığındaki Taşnak iktidarı ele geçirmişti. Böylelikle, hükümete muhalif olan Halkçılar, toprak reformu tedbirlerinin uygulanmasında doğrudan bir rol oynamayacaktı. Khadisyan’nın kabinesi arazi komitelerini denetleyen yegane güçtü.

Ancak, Osmanlı topraklarından gelen on binlerce mültecinin öncelikleri ve Ermenistan’daki yerel Müslümanların isyanları gibi önemli durumlar çalışmaları sekteye uğratmaktaydı. Yılın sonlarına doğru, Taşnakların önde gelen isimlerinden Arşak Camalyan, Ermenistan’ın işçilerinin Bolşeviklere ve Sovyetleşmeye sempati duymalarını engellemek için toprak reformunun derhal uygulanmasını önerdi. 1920 yılının başlarında, Bolşevikler, Kuzey Kafkasya’nın kontrolünü ele geçirerek Gürcistan ve Azerbaycan’ın kuzey sınırlarına ulaşmıştı. Bununla birlikte Camalyan, parti arkadaşlarının yoğun eleştirilerine maruz kalmış ve bir ay boyunca toplantılardan men cezası almıştır.

Bolşeviklerin ilerleyişi Ermenistan’daki destekçilerini heyecanlandırmıştı. Ermenistan’daki Bolşevikler Mayıs 1920’de Khadisyan yönetimindeki Taşnak yönetimine karşı darbe girişiminde bulundular. Girişim başarısız olduysa da bu ayaklanmanın bir sonucunda başbakan değişikliğine gidildi ve Hamo Ohancanyan Cumhuriyet’in üçüncü başbakanı olarak göreve geldi.

Ohancanyan’ın Mayıs 1920’de iktidarı üstlendiği kabine, Ermenistan’ın Kurucu Meclisi’nin cumhuriyet için kapsamlı bir arazi yasası geçirmesine kadar, geçici olarak toprağı istimlak etme ve yeniden tahsis edilmesine devam etti. Bu yeni hükümetin motivasyonu, toprak reformları aracılığıyla toplumun belirli kesimlerini Bolşeviklerle kenetlenmekten vazgeçirmekti.

Öte yandan, Kemalist kuvvetlerin Eylül ayının sonlarında Ermenistan’a saldırmaya başlamaları reformları çıkmaza soktu. Ohancanyan’ın kabinesinin oluşturduğu Özel Toprak Komiteleri ülkenin Aralık ayında tamamen Sovyetleşmesine yol açacak olan bu Kemalist saldırıların sonucunda durdu. Kurulan yeni Bolşevik hükümeti, programında belirttiği üzere, toprağı kamulaştırdı. Bununla birlikte, Bolşeviklerin bu süreçte izledikleri yol, Sosyalist Devrimcilerin programından etkilenmişti ve bu nedenle kendilerinden önce Taşnakların yapmaya çalıştıkları şeyden çok da farklı değildi.

Dr. Sanjian’ın 1918-1920 Bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti’ndeki toprak reformlarına odaklanan konuşması dönemin önde gelen siyasi gücü olan Taşnakların tarihinde ihmal edilmiş bir alana ışık tuttu. Taşnaklar o dönem Ermenistan’a hükmeden en büyük güçtü. Öte yandan, Taşnaklar’la ilgili çalışmalar genel olarak onların milliyetçi programlarına ve toprak anlaşmazlıklarına odaklanırken partinin iç politikalarını ve sosyalist ideolojilerini göz ardı etti. Parti’nin Ermeni Soykırımı’nın ardından diasporaya yayılması ve Ermenistan’ın Sovyetleştirilmesinden sonra ülkeden ihraç edilmesi Taşnakların güçlerini Ermeni kimliğinin korunmasına yönelik çalışmalara ayırarak söz konusu dönemdeki sosyal politikaların unutulmaya yüz tutmasına sebebiyet verdi.

Dr. Sanjian’ın 1918-1920 yıllarında Ermenistan’ın içişlerine odaklanan konuşması, bugün artık varlıklarını diyasporada sürdüren ve bir tür yabancılaşma içinde olan siyasi partilerden farklı olarak Ermenistan’da aktif siyaset yapan Taşnaklar gibi partilerin genel nitelikleri açısından dinleyicilere değerli bilgiler aktardı.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: