Programme of Armenian Studies

Home » Uncategorized » Nasıl Yaşadık: Houshamadyan Projesi

Nasıl Yaşadık: Houshamadyan Projesi

Ermeni araştırmaları ve dünyanın dört bir yanına dağılmış olan Ermeniler çoğunlukla soykırım ve onu takip eden siyasi olaylara odaklanır. Ancak soykırımdan önce Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermenilerin hayatlarıyla ilgili ciddi çalışmalar yok denilebilecek kadar az sayıdadır. Eğer kaybolmuş geçmişimiz için üzülüp ağıtlar yakıyorsak, bu kaybolanlara dair bilgi sahibi olmamız da gerekmez mi? 2011’de kurulan Houshamadyan Projesi bilgi ve hafızadaki bu büyük boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

Houshamadyan’ın web sitesi (www.houshamadyan.com), Osmanlı Ermenilerinin gündelik yaşantılarını ve içinde bulundukları sosyal çevreyi bütün yönleriyle yeniden yapılandırmayı amaçlıyor. Sitenin içeriği, makalelerin yanı sıra tarihsel değere sahip müzik kayıtları, sözlü tarih görüşmeleri, fotoğraflar, filmler, haritalar ve podcast’ler gibi çeşitli materyallerden oluşmaktadır. Houshamadyan ayrıca 2014 yılında içinde akademik makaleler ve görseller barındıran Ottoman Armenians: Life, Culture, Soceity (Osmanlı Ermenileri: Yaşam, Kültür, Toplum) başlıklı bir de kitap yayımlamıştır.

Bu konferansın konuşmacıları, projenin başlıca kurucuları olan Dr. Elke Hartmann ve Dr. Vahe Tachjian’dır. Modern Osmanlı ve Ermeni tarihi üzerine uzmanlaşan Dr. Hartmann Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapmaktadır. Osmanlı Ermenileri üzerine yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunan tarihçi Dr. Tachjian ise Houshamadyan web sitesinin yayın yönetmenliğini sürdürmektedir. Ermeni Araştırmaları Programı Direktörü Dr. Krikor Moskofian tarafından düzenlenen konuşmanın moderatörlüğünü Londra Üniversitesi’ne bağlı Birkbeck College’da doktora çalışmalarını sürdüren sanat tarihçisi Vazken Davidian üstlendi.

Elke Hartmann konuşmasına, Ermenilerin hayatı ve bölgedeki diğer halklarla olan ilişkileri üzerine araştırma eksikliğinden kaynaklanan büyük boşluğun altını çizerek başladı. Ermenilerin İmparatorluğun siyasi, ekonomik ve kültürel hayatında taşıdıkları rolün öneminin tartışılmaz olduğunu belirten Hartmann, Küçük Asya ve Batı Ermenistan’daki Osmanlı dönemini daha detaylı aydınlatabilecek olan etkileyici bir zenginliğe Ermenice kaynakların günümüzde yeterince kullanılmadığı belirtti. Dr. Hartmann, Osmanlı Ermenilerine yönelik ilginin canlandırılmasının Türkiye’deki inkârcı tarih anlayışına karşı bir cevap niteliği taşıdığını; bunun bir zamanlar Anadolu tarihini derinden etkilemiş olan bu insanların akıbetleri üzerine yeni bilimsel tartışmaları tetikleme potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.

Dr. Tachjian, soykırım sonrasında Ermeni entelektüel çevrelerinde ideolojik bir değişimin yaşandığını, Ermeni tarihinin çoğunlukla milliyetçi bir perspektiften, soykırımın sonuçlarını siyasi yollarla düzeltme çabasıyla incelenmeye başlandığının altını çizdi. Bu durum, Ermenilerin soykırım öncesindeki hayatlarının, kültürlerinin ve özellikle de diğer komşu halklarla olan ilişkilerinin incelenmesini gölgede bırakmıştır. Bu milliyetçi bakış açısı, siyaset, edebiyat, müzik ve ulusal kimlik de dahil olmak üzere Ermeni yaşamının tüm alanlarını etkilemiştir. Genel olarak buna, Ermeni yaşamının homojenleştirilmesi, yani “safkan”; “yabancı” etkilerden temizlenmiş bir Ermeni kimliğinin şekillendirilmesi de denilebilir.

Ermeni tarihinin bu milliyetçi yorumu, Ermenilerle Türkler arasındaki “kaçınılmaz” mücadeleye odaklanmış; sosyal ve kültürel yaşama dair tüm ortak yanları safdışı bırakmış; Ermeniler ve diğer halklar arasındaki toplumsal ve siyasi ilişkilerin ayrıntılı olarak incelenmesini imkânsız kılmıştır. Kendi okul yıllarından kesitler sunan Dr. Tachjian, öğrencilere Osmanlı Ermeni tarihinin 1878 Berlin Konferansı’nda vaat edilen reformların reddedilmesi nedeniyle başlayan silahlı mücadeleden itibaren, milliyetçi bir bakış açısıyla sunulduğunu hatırladığını aktardı. Öğrenciler buradan itibaren Hamidiye kıyımları, Büyük Felaket (Medz Yeğern) ve Ermenistan Cumhuriyeti’nin kuruluşuna geçerler. Osmanlı Ermenilerinin karanlık yılları ve Ermeni devrimci hareketinin kahramanlıkları net bir şekilde vurgulanır. Böylece Ermenistan ve Diasporadaki gençler, öğütülmüş ve ideolojik bir anlatıya yerleştirilmiş bir tarih anlayışıyla eğitim görmüş olurlar.

Tüm bunların yanı sıra, soykırımdan kurtulanların yazılı tanıklıklarıyla gelişen; Osmanlı köy ve kentlerindeki Ermeni yaşamını kapsayan Ermenice bir literatür mevcuttur. Hayatta kalanlar, Ermeni toplumsal hafızasının son taşıyıcıları olduklarının bilinciyle kendi köy ve şehir hatıralarını ölümsüzleştirmeyi hedeflediler. Bu edebi dönem, 1920’lerden başlayarak hayatta kalanların yaşamlarını yitirdikleri 1970-80’li yıllara dek sürmüştür. Dr. Tachjian web sitesinde yer alan, sadece yayımlanmış kitaplardan oluşan 300 kitaplık bir liste gösterdi ve bunlara ek olarak evlerde yayımlanmayı bekleyen çok değerli kitap taslakların var olduğunu kaydetti. Tachjian Anadolu’daki Ermeni kent ve kasabalarının tarihini ele alırken tüm bu birincil kaynaklardan yararlandıklarını aktardı.

Dr. Hartmann, Houshamadyan’ın başlangıç sürecindeki maddi destek arayışlarına da değindi. Hartmann, o zorlu evrede projeden heyecan duyan Hreşdagyan ve Kalaycıyan ailelerinden finansal destek bulduklarını ve bu sayede ekibin araştırma, organizasyonel kurulum hazırlıkları ve web sitesinin nihai kurulumunu gerçekleştirebildiğini söyledi. Hartmann, projenin hayata geçmesinin ardından Kalust Gülbenkyan Vakfı’nın sitedeki makalelerin Türkçeye tercümesi ve Ermeni okullarıyla işbirliği sağlanabilmesi için maddi destek sağladığını da belirtti. Projenin tam zamanlı personelleri Dr. Vahe Tachjian ve web sitesinin de tasarımını üstlenen sanatçı Silvina Der-Meguerditchian’dır. Houshamadyan’ın yarı-zamanlı çalışanı olan Shogher Margossian ise okullarla işbirliği koordinatörü ve web sitesindeki “Açık Dijital Arşiv” bölümünün sorumlusu olarak çalışmaktadır. Web sitesinin en önemli özelliği, Doğu Ermenicesi olan kimi belirli kısımların dışında bütününün soykırım sonucunda yok olmaya yüz tutmuş olan Batı Ermenicesiyle sunuluyor olmasıdır. Öte yandan sitedeki tüm içerik Ermenice bilmeyenlerin de okuyabilmeleri için İngilizce ve Türkçeye çevrilmektedir. Sitenin Türkçe versiyonu Türkiye’de yaşayan halkların kendi yaşadıkları toprakların tarihine dair bilgi edinmelerini de sağlamaktadır. Dr. Hartmann sitenin en çok ziyaret edilen versiyonunun Türkçe olduğunu, bu okuyucularının sitenin içeriğine ayrı bir dinamizm kazandırdıklarının altını çizdi.

Houshamadyan’ın web sitesi Osmanlı ve Ermeni tarihi için birincil kaynaklar arayanlar için önemli bir platform oluşturmaktadır. Sitenin içeriği coğrafi konuma ve konuya göre dizayn edilmiştir. Coğrafi bölgeler Osmanlı İmparatorluğunun idari haritası üzerinde gösterilmiştir ve bu bağlamda önemli bir katkı olarak, unutulan Ermeni yer adlarının haritalarda tekrar gösterilmeye çalışılmıştır. Ayrıntılı olarak hazırlanmış haritalarda şehirlerin planları, sokak ve bina tipleri tasvir edilmiştir. Ermeni köylerindeki evler ise daha da ayrıntılı olarak betimlenmiştir. Dr. Tachjian, siteden bunların yanı sıra mutfaktan müziğe ve ekonomiye kadar keşfedilmeyi bekleyen birçok tema ve alt temelar olduğunu belirtti ve dinleyicilere örnek olarak Harput mutfağıyla ilgili bir makale gösterdi.

Dr. Tachjian, Houshamadyan’ın özet olarak tarihçiliği, teknoloji ve sanatı bir araya getiren bir proje olarak tanımlanabileceğini kaydetti. Konferansın son bölümü projenin sanatsal içeriğine ayrıldı. Dr. Hartmann, projenin kapsamının sadece tarihsel bilgiler sunmakla sınırlı olmadığını, Houshamadyan’ın aynı zamanda Silvina Der-Meguerditchian’ın Ermeni kimliği üzerine yoğunlaşan görsel sanat çalışmaları aracılığıyla geçmişi sanatla buluşturmayı amaçladığını aktardı. Bu amaç doğrultusunda çeşitli giysiler, aletler, nakış ve el sanatları tüm renkleri ile sunularak, farklı bölge ve kasabalarda yaşayan Ermeniler arasında var olan çeşitlilik sanatsal bir şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Sitedeki sanatsal çalışmalarda ağır basan ortak tema (kuşkusuz projenin geneli için de geçerlidir) tüm toplanan bu hatıraların hiçbir zaman gerçek anlamda yeniden yapılandırılamayacak bir geçmişin parçası olduklarıdır. Sitede yer alan sanat çalışmaları her zaman için belli belirsiz bir silüettedirler; onlar bu projede tekrar canlandırılmış ancak tamamen orijinal olmayan puslu katmanlar olarak yer alırlar.

Konuşmacılar sözlerini projeye fotoğraf, anlatı, kitap, mektup ve atalarından kalan eşya ve anılar sağlayan ailelerden söz ederek sonlandırdı. Hazine niteliğindeki bu materyaller projenin ayrılmaz ve hayati parçası olmuştur. Web sitesinin bir bölümü Diaspora ve Ermenistan’ın çeşitli bölgelerinden gelen farklı aile koleksiyonlarına ayrılmıştır.

Soru-cevap bölümünde dinleyicilerden biri Diyarbakır’a gerçekleştirdiği bir yolculuk sırasında bir dükkândaki yüzlerce testi arasında “Ermeni Kili” denilen ve tıbbi amaçlı kullanılan bir testi gördüğünü anlattı. Bölge insanlarının, bir asır önce tehcir edilmiş Ermenileri halen eşyalarla ilişkilendirmeleri kendisi için hoş bir sürpriz olmuştu. Dr. Hartmann, böylesi bir eşyanın keşfinin de Houshamadyan’ın hayati bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, projenin sadece kaybolmuş Ermeni geçmişini değil, milliyetçilikle bölünmüş olan tüm bölge milletlerinin ortak geçmişini ortaya çıkarmayı amaçladığını vurguladı: İnkârcı politikalar aslında sadece Ermenilerin değil, bu topraklardaki tüm halkların geçmişini inkâr etmektedir; Ermeni varlığının ve bunun da bölgedeki kültürel, sosyal, ekonomik yaşam üzerindeki etkilerinin inkârı temelde Türkiye’nin mevcut kimlik krizinin şiddetlenmesine neden olmuştur.

İzleyen dakikalarda bir dinleyici projenin eğitim alanıyla olan ilişkisi ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki Ermeni okullarında gerçekleştirilen sunumlarla ilgili bilgi almak istedi. Dr. Tachjian, sunumların başarısının öğretmenin motivasyonuyla doğrudan ilgili olduğunu vurgulayarak Marsilya ve İstanbul’daki okullarda sunumların başarılı geçmesine karşın Lübnan için aynı şeylerin söylenemeyeceğini belirtti. Tachjian bu durumun öğretmenlerin yetersizliğinden değil, Lübnan Ermeni cemaatinin genel bakış açısından kaynaklandığının altını çizdi ve dikkate alınması gereken noktanın Lübnan Ermeni okullarında hakim olan tarih anlatımıyla Osmanlı Ermenileri tarihi arasındaki çelişkiler olduğunu kaydetti. Tachjian sunumların devam edeceğini, Houshamadyan’ın bu yıl Yunanistan ve ABD’deki Ermeni okullarına konuk olacağını da sözlerine ekledi.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: